ÇEBİDÇelik Boru İmalatçıları Derneği

   

 Haberler           

ÇELİK BORU SEKTÖRÜ ZOR ŞARTLARADİRENİYOR

Çelik Boru İmalatçıları Derneği (ÇEBİD) Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Yalçın ve Dernek Genel Sekreteri Mehmet Zeren; sektörün hedeflerini, sorunlarını ve gündemi belirleyen kritik faktörleri mercek altına aldı.

Hürriyet Muhabiri: Sektörün güncel yansımasını genel hatlarıyla öğrenebilir miyiz? Türkiye, dünya klasmanında nerede konumlanıyor?

Vedat Yalçın: Türkiye'de doğrudan ve dolaylı olarak 50 bin kişiye istihdam sağlayan, 2017 yılında 5 milyon ton üretim yapan ve dünya üretiminde dördüncü sırada yer alan dikişli çelik boru sektörü, zor şartlara karşı direnmeye çalışıyor ve ilgililerden yardım bekliyor. Üretim kapasitemiz 8.5 milyon tona ulaşmış olsa da yaşadığımız sorunlar nedeniyle kapasite kullanım oranı maalesef %65'in üzerine çıkamıyor. 2016 yılında 5.2 milyon ton üretim gerçekleştiren sektörümüzün üretimi 2017 yılında iç talebin azalması ile 5 milyon tona geriledi. Bununla birlikte sektörümüz 2017 yılında bir önceki yıla göre ihracatta artış sağladı. Miktarda %11.37, değerde ise %26.68 oranlarında artış sağlayan sektörümüz, 2017 yılında 1 milyar 280 milyon dolarlık döviz girdisi sağladı. Sektörümüzün 2017 yılında en fazla ihracat yaptığı ülkeler Irak, İngiltere ve Romanya oldu. Önümüzdeki dönemlerde ise hedef pazar olarak belirlenen Afrika ülkelerine yönelik çalışmalar yapılmakta ve ihracatımızın daha da artırılmasına çalışılmaktadır.

İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANI %426

Bilindiği üzere, ülkemizin en büyük sorunları cari açık ve ihracatın ithalatı karşılama oranının düşük olmasıdır. Ülkemizin toplam ihracatının ithalatı karşılama oranı %67 seviyesinde iken, çelik boru sektöründe bu oran oldukça yüksek bir seviyededir. Sektörümüzde ihracatın ithalatı karşımama oranı 2017 yılında %426 olarak gerçekleşmiştir. Yurt içi ve yurt dışında Çin, Rusya, Güney Kore ve Hindistan gibi ülkelerle rekabet eden çelik boru sektörümüz kaliteli üretim ve zamanında teslimat gibi özellikleri ile rakiplerinden ayrışmaktadır. Sektörümüzün üretim ve ihracatını çok daha yüksek seviyelere çıkarmak mümkün olmakla birlikte sektörümüzün karşı karşıya olduğu sorunlar buna imkan vermemektedir.

HAMMADDEYE ERİŞİM SIKINTISI YAŞIYORUZ

H.M.:Bu sorunlar nelerdir?

V.Y.: Çelik boru imalatında hammadde olarak kullanılan sıcak yassı çelik ürünlerine erişim konusunda sıkıntı yaşanmaktadır. Bunun en önemli nedeni sıcak yassı çelik üretiminin tüketimi karşılayamamış olmasıdır. Üretimin yetersiz olmasının yanı sıra ithalatta da %9 oranında gümrük vergisi uygulanmaktadır. Bu durum, hammadde maliyetlerinin artmasına ve dolayısıyla sektörümüzün rekabet gücünün olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Bu konuda ithalat Genel Müdürlüğü'ne yapmış olduğumuz başvurulardan sonuç alamadık. Buna mukabil yurt içi tüketimden çok daha fazla üretim yapılan inşaat demirinde gümrük vergisinin sıfırlanması hayretle karşılanmıştır. Yassı çeliğe uygulanan gümrük vergilerinin de acilen kaldırılması ve çelik boru sektörünün rahatlatılması gerekmektedir. Öte yandan sektörümüz, yerli yassı çelik üreticilerinin yurt içindeki satışların' dolar bazında yapıyor olmaları nedeniyle de sıkıntı yaşamaktadır. Geçtiğimiz yıl yaşanan kur artışı yüzünden daha önce dolar bazında ihalelere çıkan BOTAŞ, DSİ gibi kamu kurumları, artık TL bazında çıkmaya başladılar. Bu durumda söz konusu ihalelere kur riski nedeniyle fiyat vermekte ciddi zorluklar yaşanmaktadır. Aynı hammaddeyi kullanarak üretim yapan demir çelik tesislerinde inşaat demiri, filmaşin gibi uzun mamullerin satışı TL bazında yapılıyor. Yassı çelik üreticilerinin dolar bazında satışla ısrar ediyor olmaları, bu ürünleri hammadde olarak kullanan sektörler için önemli bir sorun teşkil etmektedir. Bu durum aynı zamanda dolara olan talebin artmasına ve ülkemiz ekonomisinin de olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır.

H.M.:ABD ile olun ihracatta ciddi bir düşüş yaşandı. Avrupa'da ise boru hattı ihalelerinde yerli üretim şartı aranıyor. Konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mehmet Zeren: ABD'nin yerli yassı çelik ürünlerini kullanarak gerçekleştirdiğimiz çelik boru üretiminin teşvikli olduğunu iddia ederek Türkiye menşeli dört ürün grubunun ithalatına uyguladığı telafi edici vergiler, ABD'ye olan ihracatınızdaki düşüşte önemli rol oynadı. Ancak, 2017 yılında Ekonomi Bakanlığı'nın ilgili kararda bahsi geçen savların haksızlığına ilişkin DTÖ'ye yaptığı başvuru, umut verici bir gelişme olmuştur. Sürecin olumlu sonuçlanması halinde ABD'ye olan çelik boru ihracatımızın eski seviyelerine ulaşmasını ümit ediyoruz. Bununla birlikte, önümüzdeki günlerde Section 232 kapsamında getirilmesi muhtemel önlemler de ABD'ye olan ihracatımızda çok önemli bir sorun teşkil edecektir. Mevcut önlemlere ilave olarak yeni vergiler getirilmesi ABD'ye ihracatı zorlaşacaktır. Bu konuda Ekonomi Bakanlığı'nın bir çalışma gerçekleştirmesini bekliyoruz. Son zamanlarda Avrupa'da yapılmakta olan boru hattı ihale şartnamelerinde ihale konusu ürünlerin Avrupa'da üretilme f°/.51 yerli olma) şartının aranması üyelerimizin bu ihalelere girmesine engel olmakta ve önemli miktarda ihracat kaybı yaşanmaktadır. Avrupalı firmaların hiçbir sorunla karşılaşmadan ülkemizde ihalelere kabul edilmesine rağmen Avrupa Birliği'nde ihale kanununa dayanarak 3. ülkelere bu şekilde bir uygulama yapılması, sektörümüzü zor durumda bırakmaktadır. Bu konunun çözümü için gerekli uluslararası girişimlerin ivedilikle yapılması gerekmektedir.

H.M.:Önümüzdeki dönemde Irak'ta pek çok yeni proje devreye alınacak. Bu ivmenin sektörü olumlu etkileyeceğini söyleyebilir miyiz?

M.Z.: Irak'ta çok önemli petrol ve doğalgaz hattı projelerinin yapılması planlanmaktadır. Çelik boru sektörümüzün bu projelerden pay alması önem arz etmektedir. Ancak, Irak'taki kamu kurumları eskiden kalma bir alışkanlıkla ihale şartnamelerine çelik borunun "boyuna kaynaklı" olması şartını koymaktadırlar. Ülkemizdeki üretim ise ağırlıklı olarak spiral kaynaklı olarak yapılmaktadır. Dünyadaki genel uygulamada tüm petrol ve doğalgaz şirketleri tarafından her iki boru tipi de kullanılmaktadır, Ayrıca, bu konuda tüm dünyaca kabul görmüş olan API 5L standardına göre her iki boru tipi arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu itibarla, Irak'ta çıkan ihalelerdeki şartnamelerin "boyuna kaynaklı veya spiral kaynaklı" olarak düzenlenmesi konusunda ilgili bakanlıklarımızın gerekli desteği vermesi ve bu sorunun çözülmesi halinde Irak'a ihracatımızda önemli oranda artış sağlanabilecektir.

Vedat Yalçın, Mehmet Zeren/Hürriyet, Şubat 2018